DEVLET HALK DANSLARI TOPLULUĞU Hakkında Tarihi Bilgi |Danskursu.net

DEVLET HALK DANSLARI TOPLULUĞU
Kültür Bakanlığı’na bağlı olarak 1975 yılında kurulan topluluk, çok zen-gin folklor malzemesine sahip bulunan ülkemizi “halk dansları’’ alanında çağdaş bir anlayışla temsil etmektedir.
Halk sanatlarımız kapsamındaki müzik, edebiyat, süsleme sanatları gibi geleneksel dalların yanı sıra, halk danslarımız da göz kamaştırıcı çeşitlilik sergiler. Coğrafya koşullarının ve iklimin etkilediği bölgesel farklılıklar, halk danslarımızın dinamik ve renkli anlatımını daha da zenginleştirmiş, sosyo-ktiltürel ve sosyo-psikolojik motiflerin uyum ve zıtlıkları, dans di¬linde belirginleşerek sanatsal/otantik bir kimlik kazanmıştır. Kuruluşundan beri yurtiçinde sürekli tümeler yapan Devlet Halk Dansları Topluluğu, yurtdışında 50’yi aşkın ülkede 500’den fazla gösteri sergile¬miştir.
Topluluk geleneksel sınıflar içinde kalan repertuarla yetinmekte, çağdaş bestecilerimizin halk temalarından yararlanarak yazdığı müzikler üzerine hazırlanan koreografılerle de başarı kazanmaktadır.

ÇAĞDAŞ BALE TOPLULUĞU Hakkında Tarihi Bilgi |Danskursu.net

ÇAĞDAŞ BALE TOPLULUĞU
1972 yılında Cem Erlekm ve Nildan Tuğbay tarafından kurulan “Çağdaş Bale Topluluğu”, gerçekten “Çağdaş” niteliğiyle Türkiye’nin ilk özel bale topluluğudur. Yönetmeni ve baş koreografı Cem Ertekin’dir. Dans sev¬gisinden yola çıkan ve inançla çeyrek yüzyılı geride bırakan topluluğun etkinlikleri, amatör bir ruhla ve profesyonel bir anlayışla hazırlanmaktadır. Bu başarının temelinde sadece sevgi, inanç ve ısrar değil, hiçbir biçimde kınlamayan bilinç vardır.
1979 yılında İstanbul Şehit Tiyatrosu amatör etkinlikleri arasında yer alan topluluk, sergilediği düzeyle bir yıl sonra İstanbul Belediye Konservatuarı bünyesinde çalışmaya başlamıştır. 1986 yılında konservatuarın İstanbul Üniversitesine bağlanması üzerine, bu kez konservatuann bale bölümünü oluşturmuş ve geliştirmiş, etkinliklerini “İ. Ü. Devlet Konservatuarı” adı altında sürdürmüştür. Amatör ruhla profesyonelliğin, akademik anlayışla sanatsal yaratıcılıkta sınır tanımazlık birleşiminin getirdiği verim, nitel ve nicel açıdan İstanbul’a yeni bir hava kazandırmıştır. Konservatuar bale bölümünün ve Çağdaş Bale Topluluğu’nun en parlak dönemi 1985-90 yılları arasıdır.
Topluluk 1990 yılından bu yana ise etkinliklerini, bağımsız olarak sür-dürmektedir.
Çağdaş Bale Topluluğumun kendisine ait bir dans stüdyosu bulunmakta-dır. Önde gelen başarılarından biri uygar dünyanın 29 Nisan’da kutladığı “Dünya Dans Günü”nü Türkiye’de ilk kez etkinliklerle kutlamaları (1985) ve bunun gelenekselleşmesine örnek olmalarıdır.
Kurulduğundan beri 240 dansçının sahneye çıkma olanağını bulduğu top¬luluk, 1972-98 yılları arasında 200’ü aşkın yapıt sergilemiştir.
Yaratıcı çalışmalarını selamladığımız Çağdaş Bale Topluluğu’nun koreog¬rafları arasında şu isimler sayılabilir: Cem Ertekin, Oral Yazıcı, Zeynep Tuzcular Vural, Zehra Tarım Özbal, Figen Yücel, Mustafa Kaplan, Selçuk Borak.

ANTALYA DEVLET BALESİ Hakkında Tarihi Bilgi |Danskursu.net

ANTALYA DEVLET BALESİ
5 Nisan 1999 tarihinde “Gala Konseri’le açılan Devlet Opera ve Bale Müdürlüğü, 34 bale sanatçısı, 47 koro sanatçısı. 39 orkestra sanatçısı ve teknik personeli ile birlikte 164 kişilik kadrosu ile AntalyalIlara opera ve bale sanatı hizmeti sunmaktadır. Ayrıca kısa bir süre içerisinde kurulan; “çocuk korosu ve balesi” 23 Nisan 2000 tarihinde ilk konserini “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Konseri” adıyla gerçekleştirdi. Gelecek sanat yaşamımıza ilişkin temel bir çalışma olan çocuk topluluklarının yanı sıra antik tiyatrolar ve Kapadokya turneleri ile etkin bir faaliyet içerisindedir. Bugüne kadar ise, Gala Konser, Çardaş Prensesi, Dansın Büyüsü, Seni seviyorum, İlişkiler ve Metropol, La Traviata adlı konser, bale ve operaları sergileyen Opera ve Bale Müdürlüğü, Özel İdare Binasında idari büroları bulunmakta konser, bale ve opera faaliyetlerini Antalya Kültür Merkezi salonlarında gerçekleştirmektedir. Kendi binalarında hizmet verecekleri günlerin umudundayız.

MERSİN DEVLET BALESİ Hakkında Tarihi Bilgi |Danskursu.net

MERSİN DEVLET BALESİ
1990 yılında kurulan Mersin Devlet Balesi, “sanatçı müdür” Erdoğan ŞanalTn dansçı kökelnli olmasının kazandırdığı özenle olgun bir topluluk konumuna gelmiştir. Topluluğun 1998 yılında gerçekleştirdiği “Ankara Turnesi”nde sergilenen temsiller, bu gerçeğin göstergelerindendir: Mersin Devlet Balesi, öteki üç kentimizdeki topluluklarla boy ölçüşecek düzey¬dedir.
Toplulukta başkoreograf olarak görev yapan Nugzar Magalaşvili, uluslar arası platformda yaratıcılığını kanıtlamış bir sanatçıdır. “Konuk Dansçı” olarak katkıda bulunan iki Gürcü sanatçının getirdiği düzeyden yararlanan ve gerçek anlamda bir “sanatsal yarış” isteğiyle performansım geliştiren dansçılarımız, Anadolu’ya açılan bu ilk kapıyı, bir bale sarayının kapısına dönüştürmeyi bilmişlerdir.
31 Türk dansçıdan oluşan topluluk, gerçekleştirdiği yurtiçi turnelerle yılda yaklaşık 50 etkinlik sergilemektedir. İzlediğimiz yapıtlara bakarak orkest¬ranın da duyarlıklı ve titiz bir yaklaşım içinde bulunduğu söylenebilir.
Bu özellikleriyle 1997 yılında gerçekleştirdiği Gürcistan turnesinde başa-rılar kazanan Mersin Devlet Balesi’nin gelişim hızındaki ivme örnektir.

İZMİR DEVLET BALESİ Hakkında Tarihi Bilgi |Danskursu.net

İZMİR DEVLET BALESİ
Sahne sanatlannda “mekan” sorununu çöztimleyeınemiş olan İzmir’in, bale sanatı açısından taşıdığı şansları şöyle sıralayabiliriz: Uluslararası İzmir Müzik Festivali, özellikle Efes Antik Tiyatrosu’nda sergilenen temsille¬riyle İzmir ve yöresi için düşlerde görülebilecek bir olanaktır. Festivali düzenleyen İzmir Kültür. Sanat ve Eğitim Vakfı’nm başkanı Filiz Saıper, bale sanatı kökenlidir ve ülkemizin birkaç koreoloğundan biridir. Yine değerli bir dans yazısı uzmano olan ve halk danslarımızın notasyonunu hazırlayıp yayınlayan Suna Şenel ve tanınmış bale öğretmenlerinden Betül Çakmakçı, topluluğun önde gelen destekçileridir. Ayrıca Gülen Tekebaş gibi ilk kuşak dansçılardan bir bale eğitimcisinin 9 Eylül Üniversitesi üyesi bulunması da bir bütün olarak İzmir’de bale hareketi için şans sayılmalıdır. Topluluk açısından yeni bir şans, Ankara Devlet Balesi’nde uzun yıllar solo dansçılık yapmış bulunan deneyimli bale sanatçımız Evinç SunaTın İzmir’de “başkoreograf’ olarak görev almış olmasıdır.
Bale sanatına büyük katkıları geçmiş olan sanatçılarımızı özetle tanıtmak istiyoruz:
Suna Şenel (doğ. 1941), Ankara Konservatuardın bitildikten sonra, Londra’da Koreoloji Enstitüsü’nde öğrenim yapmış, 1963 yılında Londra’da yapı¬lan koreolojistler arasındaki koreografı yarışmasında iki kez birincilik ödülünü, 1964 yılında “Assosiate Member A. I. Chor.” Unvanını, 1968 yılında “Fellowship of the Institute of Choreology” ile dünyanın beşinci başanlı koreolojistı Unvanını almıştır. Sanatçımıza 1989 yılında İngiltere’de “Koreolojiye 25 yıllık önemli katkılar” nedeniyle onur sertifikası veril¬miştir. Suna Şenel’in dört ciltlik “Bale Notasyonu” ve dört ciltlik “Halk Dansları Notasyonu” başlığını taşıyan çalışmaları yayınlanmıştır. Değerli sanatçımız, ayrıca koreograf olarak Ankara, İstanbul, İzmir ve Mersin toplulukları için yaratılar hazırlamıştır.
Filiz Saıper (doğ. 1956) İngiltere’de koreoloji öğrenimi yapmış, 1975 yılında yurda dönerek çalışmalarını sürdürmüştür. Sit Sökmen’in “İstan-bul Devlet Balesi’nde sergilenen “Kurban” adlı yapıtını “Benesh dans notası”nageçirerek Londra’daki “Uluslararası Koreoloji Kütüphanesi’ne
kaydettirmiştir. İngiltere’de yapılan “Dünya koreolojistler Kongresinde Türkiye adına üç kez katılan sanatçı. 1975-80 yılları arasında İstanbul Devlet Balesi’nde çalışmış, çok sayıda bale yapıtının notasını yazmıştır. Daha sonra İzmir’e yerleşen Sarper, başkanı olduğu vakfın düzenlediği Uluslar arası İzmir Müzik Festivali’nin yönetmenliğini yapmıştır.
Evinç Şimal (doğ. 1942), Ankara Devlet Konservatuarı bale bölümünü 1960 yılında bitirmiş ve aynı yıl Türkiye’de sergilenen bale yapıtlarının “ilkieri arasında bulunan Coppelia’da dans etmiştir. Daha sonra birçok yapıtta solist olarak alkışlanan sanatçımız, Dame Ninette de Volais’nin koreografisini yaptığı “The Rake’s Progress”te başarı kazanmış, dramatik yeteneği ve dans tekniğiyle dikkatleri çekerek, 1969 yılında İngiliz Hükü¬metinin verdiği bursla Londra’da bale öğretmenliği öğrenimini yapmıştır. Sunal, Varna Bale Yarışması’nda jüri üyesi olarak davet edilmiş. Ulusla¬rarası Moskova Bale Yarışması’nda “onur konuğu” olarak bulunmuştur. Betül Çakmakçıoğlu (doğ. 1944), Ankara Devlet Konservatuan’nı bitir¬dikten sonra Ankara Devlet Balesi’nde 15 yıl dans etmiş, 1973 yılında Almanya’ya gönderilerek Bavyera Devlet Operası, Münih Bale Akademisi ve Viyana Operası’nda repetisyon çalışmaları yapmıştır. Yurda dönünce İzmir Devlet Konservatuarı Bale Böliimü’ne atanan sanatçımız, İzmir Devlet Balesi kurulduktan sonra bu toplulukta başöğretmenlik yapmıştır.
Zeki Tören (doğ. 1941), 1960 yılında Ankara Devlet Konservatuarı’nı bi-tiren ilk dansçılarımızdandır. 1967 yılında Avusturya’ya giden sanatçımız, Insbruck Lendestheater’da ve Almanya’daki Kassel Devlet Tiyatrosu’nda çalışmış; Kassel balesiyle Wagner Festivali’ne katılmıştır. Avrupa dönüşünde Ankara Devlet Balesi’nde çalışmalarını sürdürmüştür. 1976 yılında İzmir Devlet Konservatuarı bale bölümü öğretmenliğine atanan Tören, 1982 yılında İzmir Devlet Balesi’nin kurulması üzerine bu topluluğa geçmiştir.

İSTANBUL DEVLET BALESİ Hakkında Tarihi Bilgi |Danskursu.net

İSTANBUL DEVLET BALESİ
Etkinliklerine 1972’de başlayan ve günümüze değin başarılı bir gelişim çizgisi izleyen İstanbul Devlet Balesi, öteki “opera-bale” kuramlarından olduğu gibi, opera ile birlikte yönetilmektedir.
Temsillerini Atatürk Kültür Merkezi’ndeki 1300 oturma yeri bulunan “büyük salon”da sergileyen İstanbul Balesi’nin repertuarında 86 yapıt vardır. 1998 yılma değin, koreograf, rejisör, dekoratör, bale eğitmeni ve dansçılardan oluşan 63 yabancı sanatçı İstanbul’da ağırlanmıştır.
Madam Arzumanova ve Yeşilköy Bale okullarının geleneğini taşıyan İs-tanbul, başta değerli bale öğretmeni Yıldız Alpar’m yaklaşık 40 yıldan beri sürdürdüğü okul olmak üzere, çok sayıda bale okulu ve kursunu içermekte, Mimar Sinan Üniversitesi ile İstanbul Üniversitesi Devlet Kon-servatuarlarının bale bölümlerinde yetişen yeni kuşaklarla sanatçı kadrolar açısından bir “bale metropolü” özelliğini yansıtmaktadır. Öte yandan, devletin elindeki bütün sanat kuramlarında olduğu gibi, İstanbul Devlet Balesi’nde kadro tıkanıklığı yaşanmakta, genç kuşaklara sanatsal eylem olanağı yeterince sağlanamamktadır.
Topluluğun sanatsal gelişimine yaratılarıyla soluk getiren koreograflarımızı özetle şöyle tanıtabiliriz:
Geyvan McMillan (doğ. 1941), Ankara Devlet Konservatuarını bitirdikten sonra 1970 yılında Londra’ya giderek Martha Graham ile üç yıl dans tek¬niği ve koreografı çalışmıştır. İngiltere ve Fransa’daki topluluklarda dans eden ve yapıtlar sahneleyen sanatçımız, 1973 yılında Amerika’ya gitmiş, New York’ta Merce Cunningham ile koreografı çalışmalarını sürdürmüş¬tür. Yurda dönünce birikimini Ankara Devlet Balesi’ndeki çalışmalarıyla yaşama geçiren McMillan, Türkiye’de “modem dansın öncüsü”düı
Oytun Turfanda (doğ. 1947), Ankara Devlet Konservatuardın bitirdikten sonra Ankara Devlet Balesi’nde uzun yıllar başdansçı olarak görev almış, daha sonra koreografıye yönelmiştir. 1978 yılında İstanbul Devlet Balesi’ne goreograf olarak atanan sanatçımız, bu topluluk için yarattığı yapıtların yanı sıra, çok sayıda tiyatro yapıtının ve müzikalin koreografisini yapmıştır. Selçuk Borak (doğ. 1952), İstanbul Devlet Balesi’nde yetişmiş bir dansçı ve koreograftır. Fabienne Cerrutti, Rudolf Nureyev ve Meriç Sümen’le dans etmiş olan sanatçımız, 1983’ten başlayarak koreografıye yönelmiştir. İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nde çok sayıda yapıtın koreografisini yapan Borak, Geoffrey Davidson, Ricardo Duse, Pavline Ivanova, Nic- holas Beriozof, Peter van Dyk, Magri Scott, Yuri Papko gibi koreograf¬larla birlikte çalışmıştır. “Çağdaş Bale Topluluğu” için de yaratıları olan sanatçının çalışmaları arasında opera, operet, müzikli oyunlar ve çocuk oyunları vardır.
Aysun Aslan Uğur (doğ. 1954), Ankara Devlet Konservatuarı’nı 1974 yılında bitirdikten sonra üç yıl Geyvan McMillan ile modem dans ça-lışmış, 1979’da İstanbul Devlet Balesi’ne geçerek dansçılığm yanı sıra koreografıler yapmıştır. 1985 yılında aldığı bursla Londra’ya giden sa-natçımız, koreograf! çalışmalarını geliştirmiş, yurda dönünce “Türkuaz Modem Dans Toplııluğu”nu kurmuştur. Bu topluluk için 1993’e değin çok sayıda koreografı hazırlamış, yaratılarıyla yurdumuzdaki uluslararası festivallere katılmıştır.

ANKARA DEVLET BALESİ Hakkında Tarihi Bilgi |Danskursu.net

Türk balesi, Ankara Konservatuarı temeli üzerinde yükseldiği için, gelişim öncelikle Ankara Devlet Balesi’nde yaşanmış, daha sonra kurulan İstanbul, İzmir ve Mersin bale toplulukları ise genelde aynı temele dayanmışlardır. Genel müdürlük bünyesinde bulunan Ankara Devlet Balesi, hem yıldız dansçılar açısından hem de bütün halinde bir “topluluk “ olarak sıçramalı biçimde gelişim göstenniştir. Son yıllarda topluluğun yeni bir sıçramayla parlak bir dönem daha yaşadığı söylenebilir. 1996 yılından başlayarak 1998’i de kapsayan son üç yılda kurumun yükseliş içinde bulunmasının başta gelen nedenleri arasında, “başkoreograf ’ olarak görevi devralan değerli sanatçımız Fahrettin Güven’in katkıları ve Modern Dans Topluluğu’nun (MTD) sanat yönetmeni Beyhan Murphy öncülüğünde olağanüstü üret¬kenliği düşünülebilir.
1998 yılında Başkoreograf Fahrettin Güven’m (doğ: 1958-01:2001) yöne¬timi altında yeni soluklar kazanan Ankara Devlet Balesi’nin koreografları, Altan Tekin, Binııaz Aydın, Yasemin Altıoklar ve Güloya Aruoba’dır. Serap Dayıoğlu koreolojist olarak görev yapmakta, Hülya Dizmen “kordöbale” görevini sürdürmektedir.
Altan Tekin; ilk kuşak dansçılarımızdandır. Ankara Konservatuarı’nı bi-tirdikten sonra İngiltere’ye giderek Kraliyet Bale Okulıı’nda koreografı öğrenimi yapmıştır. Nevit KOdallı’nın “EBRU” bale müziğinin koreogra- fisiyle başarı kazanmış, bu yapıt Hongkong Uluslararası Festivali’nde ve Bulgaristan’da sahnelenmiştir. Sanatçının koreografisini yaptığı yapıtlar arasında “Bir Opera Yapalım”, “Camıma Burana” ve “IV. Murat” vardır.
Fahrettin Güven (1958-2001) Ankara Konservatuarı’m sınıf atlayarak bitinniş ve Ankara Devlet Balesi’ndeki solo danslarıyla başarılar kazanmıştır. İlk solo dansı “Romeo Juliet” balesindeki “Paris”tir. Ayrıca baçdansçı olarak alkışlandığı yapıtlar arasında şu klasikler vardır: Les Patinuers, Giselle, Bahçesaray Çeşmesi, Kuğular Gölü, Bir Aşk Masalı, Fındıkkıran. Binnaz Aydan (doğ. 1956), Konservatuarı bitirdikten sonra Ankara Devlet Balesi’nde solist dansçı olarak çalışmış, ilk koreografisini 1976 yılında yapmıştır. Yaratıları arasında “Bemarda Alba’nm Evi”, “İç içe”, “Duygu”, “Mozart Düet” ve “Sıfır” vardır.Nurdan Menemencioğlu (doğ. 1955), Konservatuarı bitirerek 1975 yı-lında Ankara Devlet Balesi’ne katılmış, 1978 yılında Brüksel’de Mudra Okulu’nda öğrenim yaptıktan sonra 1992’ye dek Ankara’da dansçı olarak çalışmıştır. 1992’de Modem Dans Topluluğu’nun kurucuları arasında yer alan Menemencioğlu, bu topluluklar için yaratılar hazırlamaktadır.
Serap Dayıoğlu (doğ. 1946), ülkemizin birkaç “dans yazısı” uzmanından biridir. Fenmen Bale Okulu’nda yetişmiş, İngiltere’de Benesh Koreoloji Enstitüsü’nden diploma almıştır.
Modem Dans Topluluğu’nun sanat yönetmeni ve başkoreografı Beyhan Murphy, Türkiye’de Beatrice Appleyard (Fenmen) ve Sait Sökmende ça-lıştıktan sonra İngiltere’ye gitmiş, Londra Çağdaş Dans Okulu’nda dans ve koreografı öğrenimi yapmıştır. İlk koreografısini Jumpers Danse Cora- pany için sergileyen sanatçı, 1979’da Laban Centre’nin genç koreograflar yarışmasında birincilik ödülünü almıştır. İngiltere’de 17 yıl modern dans alanında eğitmen, koreograf ve yönetmen olarak çalışmıştır. 1992’de Devlet Opera ve Balesi tarafından Türkiye’ye davet edilen sanatçımız, Modem Dans Topluluğu’nun kuruluşunu gerçekleştinniştir.
Modern Dans Topluluğu, Ankara Devlet Devlet Balesi bünyesinde 1993 yılında etkinliklerine başlamış, günümüze uzanan beş yıl içinde yurtdışm- dan getirdiği konut eğitmen ve koreografların da desteğiyle izleyicilerin beğenisini kazanmıştır. Geniş seyirci kitlesine ulaşabilmek için yaptığı yurtiçi turnelerle 16 ilimizde temsiller veren MDT, Ankara’da parklarda halkla bütünleşme yolunda başarılı gösteriler gerçekleştirmiştir.
İsrail’de yapılan Uluslararası Dans Yanşması’mn galasında yer alan topluluk, Gürcistan turnesinden sonra 1995’te ABD’deki uluslararası Festival’de Türkiye’yi temsil etmiş, 1997’de “Post” adlı özgün yapıtla Kahire’de temsil vermiştir. Modem Dans Topluluğu 1998’de Almanya’nın Bonn ve Bielefeld kentlerinde yapılacak olan “Hoşgörü için Dans Festivali’ne ve Fransa’nın Lyon kentinde düzenlenecek olan “Lyon Bienali”ne davet edilmiştir.
Özgün yatatıcılığı amaçlayan topluluğumuz, kendi bünyesinden yaratıcı kadro yetiştirme ilkesine bağlı kalarak Devlet Opera ve Balesi içinden yetişmekte olan eğitmen, repetitör ve koreograflara olanaklar açmakta, özendirici projeler uygulamaktadır. Bu yaklaşımın başta gelen örnekleri. 1996 yılında sahnelenen ve tümüyle Türk yaratıcılığına ağırlık veren “MDT Türk Koreografları” programı ve 1998 yılında perde açarak genç koreograflara platform sağlayan “Yeni Kuşak” çalışmalarıdır.
Modem Dans Topluluğu, ADOB sahnesinde düzenli temsiller vermekte ve tümeler yapmaktadır.

Türkiye’de Bale Tarihi Bilgiler |Danskursu.net

Venediklilerin 1524 yılında İstanbul’da bir bale gösterisi sergilediğine ilişkin bilgilere rastlamıştır. Burada yer alan 1524 tarihi özellikle önemlidir; çünkü mevcut bütün bale tarihlerinde, ilk önemli bale gösterisi olarak 1581 ’de Fransız Saray’ında gerçekleştirilen “Balet Comique de la Royne’’ belirtilir. Ayrıca, tam aydın¬latılmamış olmasına karşın, Fransız Sarayı’ndaki eğlencelerde 1564, 1565 ve 1575 yıllarında bazı bale yapıtlarının sergilendiğini gösteren ipuçları vardır. İstanbul’da 1524 tarihini taşıyan gösteri ise hepsinden öncedir. Tarihte ilk bale yapıtının İstanbul’da temsil edildiğini söylemek istemiyoruz. 16. yüzyılın başlarında, hatta belki de 15. yüzyılın sonlarında, Avrupa sa¬raylarında bu çeşit temsiller gerçekleştirilmiş olabilir. İstanbul’daki gösteri, “bilinen ilk”in aydınlanmasına olanak tanıdığı için ve bizi de yakından ilgilendirmesi açısından önemlidir.
Prof. And. gerçekliğin araştırılmasına katkıları olan bir bilim adamı kimliğiyle sağladığı ipuçlarının peşini bırakmamış, çağımızın değerli bir bale tarihi uzmanı olan WALTER TOSCANIN1 (ünlü orkestra şefi Arturo Toscanini’nin oğludur) kitaplığında, konumuza daha da açıklık getiren bir belge bulmuştur: “Feste Date Da Toscani e Veneziani in Constantinopoli nel Camavale 1524 Narrate de Carlo Zeno Vicaboile a Jacobo Corner in lettere del 17 Febbrio, Venezia 1882”.
Aslında, bale tarihindeki ilk temsil olarak bilinen bu olgunun İstanbul’da gerçekleşmiş olması pek şaşırtıcı değildir: Çünkü İstanbul’un Galata semtinde 12. yüzyıldan başlayarak Venedikliler, Floransalılar ve Cenevizliler, daha çok “terimsel amaçlar” kapsamında yerleşmiş bulunuyordu. Söz konusu 1524 tarihli gösteri olgusu ise bu azınlıkların Türk dostlarıyla birlikte Fransa Kralı I. François’nin İtalya’daki yenilgisini kutlama kapsamında gerçekleştirilmişti.
Daha sonraları örneğin 17. yüzyılda, Tiirkler batının çeşitli sahne sanatla¬rıyla değişik fırsatlarla tanışmışlardır. Geniş müzik bilgisi de olan İtalyan gezgini Pietro Della Vale, İstanbul’da 1614 yılında Venedik Elçisi’nin konağında, Türklerin dans ve benzeri gösterilere katıldığını yazmaktadır (Viaggi de Pietro della Vale il Pelegrino minute, Parte Prinıo cioce La Turchia, Roma 1650).
CUMHURİYET DÖNEMİ
Cumhuriyetimizin kuruluşunu izleyen yıllarda açılan ilk bale okulu (ya da kursu), Sovyet Devrimi’nden sonra İstanbul’a yerleşen Madam Ar- zumanova tarafından gerçekleştirilmiştir: Lydia Krassa Arzumanova’mn 1921’de İstanbul’da açtığı bu bale okulu birçok yönüyle belgelenmiştir.
Bu değerli bale öğretmeninin yıllarca sürdürdüğü okulda, öğrencilerden oluşan toğluluğun, Adnan Saygun’un “Bir Orman Masalı” adlı bale mü-ziğini Arzumanova’mn koreografısiyle sergilediği bilinmektedir. Cumhuriyet döneminde bale sanatının akademik bir kuruluşa yönelmesinin köklü adımı 1948 yılında atılmıştır: Devlet tarafından davet edilen ve batılı anlamda bir “bale okulu”nun açılmasına öncülük eden Dame Ninette de Valois, İstanbul’da “Yeşilköy Bale Okulu’olarakbilinen “çekirdek kuru¬luş” özelliğindeki okulla dans stüdyolarının çekirdeğini oluşturmuştur. Çağımızın önde gelen balecilerinden olan ve İngiliz Kraliyet Balesi’ıım (o dönemdeki adıyla SADLER’S WELLS Balesi’nin) yöneticileri arasında bulunan Madam de Valois Ankara ve İstanbul’daki ilkokulları gezerek çocukların bedensel yapılarını ve yeteneklerini incelemiş, okulun kurucu¬luğunu üstlenerek İngiltere’den ayrıca iki bale öğretmeninin getirilmesini sağlamıştır.
Yine Sadler’s Wells’in kurucularından öğretmen Joy Newton, okulun yö-neticiliğine, Londra Kraliyet Dans Akademisi’nden Audrey Knight ise eğitmenlğe atanmıştır.
Onyedisi kız, onbiri erkek 28 öğrencisiyle 6 OCAK 1948 yılında açılan Yeşilköy Ble Akademisi, Sadler’s Wells Bale Okulu’nun çalışma progra-mını örnek alarak öğretime başlamıştır. Bu okulun ilk öğrencileri arasında, yıllar sonra Türk Balesi’nde yönetici, öğretmen ve dansçı olarak görev yapacak olan Hüsnü Sunal, Tenasüp Onat, Engin Akaoğlu, Güzide Kalın Noyan ve Kaya Akkoyunlu bulunmaktaydı. Okul, çalışma programının yanı sıra, sahne etkinlikleri de gerçekleştirmiş, Bülent Arel, Ulvi Cemal Erkin ve yabancı bestecilerin müzikleriyle Newton ve Volais’nin koreogıa- fısinı yaptığı danslar ve bilinen bale yapıtlarından oluşan küçük bölümler sunmuştur.
Yeşilköy Bale Okulu, 1950 Mart ayında yürürlüğe giren bir yasayla Ankara Devlet Konservatuarıma taşınmış, böylece Konservatuarın bale bölümü kurulmuştur. 1950’de yine Sadler’e Wells Balesi’nden Beatrice Appleyard, Loma Munsfort ve Robert Lunnon öğretmen olarak gelmişlerdir. Konser¬vatuar “Bale Bölümü”nün ilk gösterisi 1050’de gerçekleşmiş, Ulvi Cemal Erkin’in müziği üzerine Joy Newton’un koreografisini yaptığı “Pastoral Süit” ve “Keloğlan” sergilenmiştir.
1954-74 yılları arasında Travis Kemp ve Molly Lake çifti, konservatuar bale bölümünün yöneticiliği ve öğretmenliğini yapmışlar, Türk Balesi’nin temel taşlarından Meriç Siimen, Sait Sökmen, Gülcan Tunççekiç, Eviııç Sunal, Binay Okurer, Jale Kazbek, Tanju Tüzer, Rengin Taş, Özkan Aslan, Oytun Turfanda gibi birçok dansçıyı yetiştirmişlerdir. 1956 yılında ilk mezunlarını veren bale bölümü, kısa sürede 40 kişilik dansçı kadrosuyla Devlet Tiyatrosu’nun Bale Bölümü’nü oluşturarak opera ve operetlerde görev almışlardır.
İlk bale temsili, SALOME operasıyla aynı gece sunulan tek perdelik “Büyüleyen Aşk” adlı yapıt olmuştur. 1961 yılında sergilenen “Coppe- lia” balesi, topluluğun tümüyle sahnelediği ilk yapıttır. Coppelia’yı Ailne Philips sahneye koymuş, başrolleri Binay Okurer, Ferit Akın ve tiyatro sanatçısı Nurtekin Odabaşı paylaşmıştır.
1965’te sergilenen, Ferit Tüzün’ün müziği ve Valois’nin Türk Folklorundan yararlanarak yarattığı “Çeşmebaşı”, “ilk özgün bale” yapıtımızdır.
1969 yılının sonlarında, opera ile bale bölümü, Devlet Tiyatroları’ndan ayrılarak bağımsız bir çatı altında birleşmiş, 1309 sayılı “Opera ve Bale Genel Müdürlüğü Yasası”yla etkinliklerini bu ad altında sürdürmüştür. Bu yeni dönemde, Geyvan McMillan, Oytun Turfanda, Altan Tekin, Güloya Aruoba, Aydın Teker, Duygu Aykal, Aysun Aslan ve Birnıaz Aydan başarılı koreografileriyle Çetin Işıközlii, Bülent Tarcan, Nevit Kodallı, Muammer Sun, Kemal Çağlar ve Cengiz Tanç gibi bestecilerimizin bale müziklerini sergilemişlerdir.
İstanbul Devlet Balesi’nin etkinlikleri 1969-70 sezonunda başlamıştır. İzmir Devlet Balesi ise 1982’de perdelerini açmıştır. 1992’de Mersin Dev-let Balesi açılmış, genç kadrosunun gerçekleştirdiği tüme programlarıyla bu yeni topluluğumuz, opera ve balenin Anadolu’daki ilk başarılarım gerçekleştirmiştir.
Yine 1992’de Genel Müdürlük bünyesinde kurulan Modem Dans Toplu-luğu (MDT) 1993 ’te etkinliklerine başlamıştır.
Özetlediğimiz bu sanatsal serüvaniyle Türk Balesi, 1948’de Yeşilköy Bale Okulu’nun öğrencileriyle başlayıp 1998’de dört ilimizde görkemli yapıtlarla perdelerini açan, Bakanlar Kumlu kararıyla yeni beş Anadolu kentinde yaygınlaşmayı öngören bir “çağdaş sanaf’m gelişimini geleceğe taşıyacaktır.
50 yıla sığdırdığımız bu gelişim çizgisi, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün bir değerbilirlik örneği olarak “Türk Balesi’nin 50. Yılı” başlığı altında gerçekleştirdiği bir törenle kutlamış, bugün artık aramızda olmayan dansçılarımız da anımsanarak baleye unutulmaz katkıları geçen sanatçılarımıza armağan plaketleri sunulmuştur: Daıne Ninette De Valois (kurucu), Joy Nevvton (eğitmen), Engin Akaoğlu (dansçı), Ferit Akın (dansçı), Bülent Arel (piyanist), Güloya Aruoba (koreografı), Yüksel Çapanoğlu And (dansçı), Vedat Çorbacı (piyanist), Ayla Dayıgil Ünal (dansçı), Ta- cide Deliktaş (dansçı), Necla Marlalı (piyanist), Güzide Boyan (dansçı), Meral Öge (dansçı), Tenasüp Onat Öncel (dansçı), Ülker Sözlü (dansçı), Hüsnü Suna! (dansçı), Gülen Tekebaş (dansçı), Ferit Tüzün (piyanist). Şu noktayı belitmeliyiz ki, Türkiye’de bale sanatının gelişimi, “klasik” stilin yanısıra, 1970’li yıllardan başlayarak “modem dans” stilinde de atılmalar gerçekleştirmiştir. Yitinniş olduğumuzdeğerli koreograf DUYGU
AYKAL’ı buradan anmak isteriz. Duygu Aykal, Ankara Konservatuarı’nı bitirdikten sonra Almanya’da Essen Folkvvang Bale Yüksek Okulumda öğrenim yapmış, daha sonra koreografı çalışmaları için kazandığı bursla İngiliz Kraliyet Bale Okulu’nda üç yıl süren öğrenimini tamamlayarak dans, kompozisyon teorisi ve koreoloji’de uzmanlaşmış ve onur derece-siyle diploma almıştır. Londra Çağdaş Bale Okulu kurslarına da iki yıl devam eden sanatçımız, 1973 yılında Kraliyet Balesi’nde L. Massine’nin “Üç Köşeli Şapka” yapıtını sergilemiştir. Yurda dönünce Ankara Devlet Balesi’nde başkoreograf olarak çok sayıda yapıtı yaratan Aykal, Devlet Halk Dansları Topluluğumun da kurucusudur. Başlıca yaratıları şöyle sa¬yılabilir: Çoğul; Uzlaşma; Oluşum; Bulutlar Nereye Gider; İnsan… İnsan; Sanat Uzun, Yaşam Kısa; İnsankıran; Biz, Siz, Onlar.
Türk balesi, 50 yıllık başanlı serüveninde “uluslararası” değerler yetiş-tirmiştir. Halen batı ülkelerinde sanat yaşamını sürdürenler arasında şu isimler sayılabilir: Uğur Seyrek (Almanya), Tunç Sökmen (Almanya), Ceyhun Özsoy (ABD), Yener Durukan (Almanya), Tanju Tüzer (ABD), Tan Sağtürk (Fransa), Canan Jackson (ABD), Mehmet Balkan (Almanya), Cantürk Sakarya (Almanya), Emre Sökmen (Belçika).
Uluslararası dansçılarımız arasında başta gelen ilk isim kuşkusuz ki Meriç Sümen’dir. Rusya, Avrupa ülkeleri ve ABD’deki başarılarıyla ün kazanan sanatçımız, 1961 ’de Ankara Devlet Konservatuarı’nı bitirmiş, üstün yeteneği dolayısıyla İngiliz Kraliyet Balesi’ne davet edilmiştir. 1961-71 arasında çeşitli fırsatlarla Kraliyet Balesi’nde dans eden Sümen, 1964’te Hollanda hükümetinin daveti üzerine Hollanda Kraliyet Balesi’nde alkışlanmıştır. 1966’da Amerika hükümetinin bursuyla New York, Washington DC. Los Angeles ve San Francisco bale topluluklarında hayranlık uyandıran sa¬natçı, 1967’de başbakanın davetiyle Sovyetler Birliği’ne girederek Bolşoy, Leningrad ve Bakii balelerinde dans etmiştir.
Meriç Sümen, 1970’te Dame Ninette De Valois’nin çağrısı üzerine Londra Festival Balesi’nin sergilediği “Kuğu Gölü” yapıtında “Pas de Deux”, “Fmdıkkıran’”da “Grand Pas de Deux” olarak büyük başarılarını sürdür¬müştür. 1972’de ise yine Sovyetler Birliği’nden gelen öneyirle Kiev, Odesa, Leningrad ve Moskova’da “Giselle” de alkışlanmış, 1981-82 sezonunda Özkan Aslan’la Kremlin’de “Giselle”deki başarısını yinelemiştir. 1984’te koreografı ve repetisvon çalışmaları için Sovyetler’de bir yıl kalan sanat¬çımız, yurda dönünce Ankara Devlet Balesi’nde başdansçı olarak görev almıştır.
“Devlet Sanatçısı” unvanıyla onurlandırılan Meriç Sümen hemen tüm klasik bale yapıtlarında dans etmiş bulunmaktadır.
Genç kuşaktan başka bir uluslararası dansçımız Ayşem Sunal’dır. 1972 yılında doğmuştur. Belçika Kraliyet Balesi’nde başdansçı olarak alkışlanan sanatçımız, topluluğuyla Türkiye’ye gelmiştir.
Ayşern Sunal, Ankara Devlet Konservatuarını bitirdikten sonra “Ulusla-rarası M. Ohya Yarışmasında finale kalmış, Lüksemburg Yarışması’nda ise dördüncü olmuştur. Joseph Lazzini, Paolo Bartoluzzi, Attilio Labis, Menio Martinez, Peter Anastos gibi seçkin koreograflarla çalışan dansçı-mız, Raymonda’daki “Pas de Deux” başarısını izleyen yıllarda Almanya, Japonya, Norveç, Çin, İspanya, Bulgaristan, ABD, Singapur, Lüksemburg, Hollanda ve İngiltere’de üstün performansıyla hayranlık uyandırmıştır.